
Türkiye ekonomisinde uzun süredir tartışılan “inşaat ağırlıklı büyüme” modeli, son verilerle birlikte bir kez daha netleşti. Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın açıkladığı sektörel yatırım dağılımı rakamları, özel sektörün yönünü değiştirmediğini, aksine konut yatırımlarının ağırlığını daha da artırdığını ortaya koydu.
Son verilere göre, tek başına konut yatırımlarının payı yüzde 34’ü aşarken; üretim ve katma değer odaklı sektörlerin toplamı bu seviyeye ulaşamadı.
Konut yatırımları rekor seviyeye çıktı
Özel sektör yatırımlarında konutun payı son yıllarda yüksek seyrini korurken, 2025 itibarıyla zirve seviyelere ulaştı. Bu durum, yatırım tercihlerinin üretim yerine daha çok gayrimenkul ve inşaat ekseninde şekillendiğini gösteriyor.
Öne çıkan veriler şöyle:
| Sektör | Yatırım Payı (%) |
|---|---|
| Konut | 34,4 |
| Ulaştırma | 32,5 |
| İmalat | 21 |
| Diğer sektörler toplamı | 33,3 |
Tabloya bakıldığında, sadece konut yatırımlarının payının; tarım, madencilik, enerji, turizm, eğitim ve sağlık gibi kritik alanların toplamını geride bırakması dikkat çekiyor.
İnşaat odaklı yapı güçleniyor
Konut ve ulaştırma yatırımları birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo daha çarpıcı hale geliyor. Özel sektör yatırımlarının yaklaşık yüzde 67’si doğrudan inşaatla bağlantılı alanlara gidiyor.
Bu durum, ekonomide üretim yerine altyapı ve gayrimenkul yatırımlarının önceliklendirildiğini açıkça ortaya koyuyor.
Kamu yatırımlarında da tablo benzer
Yalnızca özel sektör değil, kamu yatırımları da benzer bir dağılım gösteriyor. 2025 yılı ilk çeyrek verilerine göre ulaştırma yatırımları, kamu tarafında en büyük payı almaya devam ediyor.
Aşağıdaki tablo kamu yatırımlarındaki dağılımı özetliyor:
| Kamu Yatırımı Alanı | Pay (%) |
|---|---|
| Ulaştırma | 35,1 |
| Eğitim | 12 |
| Sağlık | 7,4 |
Ulaştırma yatırımlarının payı, eğitim ve sağlık yatırımlarının toplamına yaklaşan bir seviyede bulunuyor.
İmalat sektörü geri planda kalıyor
Üretim ekonomisinin temel taşı olan imalat sektörü ise yıllardır yatırım pastasında geride kalmaya devam ediyor. 2017’den bu yana genel olarak yüzde 20-27 bandında seyreden imalat yatırımları, son yıllarda yeniden düşüş eğilimine girdi.
2025 itibarıyla imalat sektörünün payı yüzde 21 seviyesinde kalırken, konut yatırımlarının yaklaşık 13 puan gerisinde kaldı.
Uzun yıllardır değişmeyen tablo
Veriler, Türkiye’de yatırım tercihlerinin uzun süredir benzer bir çizgide ilerlediğini ortaya koyuyor. 2017’den bu yana konut ve ulaştırma yatırımları sürekli olarak en yüksek payı alırken, üretim ve teknoloji odaklı sektörler ikinci planda kaldı.
Özellikle deprem sonrası konut projeleri ve büyük altyapı yatırımları bu eğilimi daha da güçlendirdi.
Ekonomik dengeler açısından ne anlama geliyor?
Uzmanlara göre bu tablo, kısa vadede büyümeyi desteklese de uzun vadede bazı riskleri beraberinde getiriyor:
- Üretim kapasitesinin sınırlı kalması
- İhracat odaklı büyümenin zayıflaması
- Cari açık üzerinde baskı oluşması
- Katma değerli sektörlerin geri planda kalması
Bu nedenle yatırım dağılımının dengelenmesi gerektiği yönündeki tartışmalar ekonomi gündemindeki yerini koruyor.
